
Scarlett Johansson as Jessica
Jenerik: Youth Group, Forever Young
“2008 yazı mı dedin? Tanrım 2008 yazına dönmek için neler vermezdim?!?”
Harika bir yaz tatili geçiriyordum.Şehri terk ettiğimden beri içimde bir heyecan vardı.Çünkü ilk kez ciddi bir kız arkadaşım oluyordu ve üstüne üstlük onunla beraber tatile gidiyordum! Bu benim pek alışık olmadığım bir durumdu.Üstelik Jessica’yla henüz bir aydır tanışıyorduk.Ama ilişkinin başında birbirimizi tanıma sürecinde ne tür ilkler yaşayacağımı az çok fark etmiştim.
***
Bunu dinleyin: Lady Gaga, Lovegame
Okulların bitmesinden hemen sonra hakikaten büyük tesadüfler sonucu Jessica’yla tanıştım.Daha doğrusu karşılaştım.Tanışıklığımız çocukluğumuza dayanıyordu.Aynı okulda okumuştuk.Ama uzun yıllardır görüşmemiştik ve ben Haziran’da Jess’i gördüğümde resmen dumur olmuştum.Jess küçükken pek de ilgi çekici bir kız sayılmazdı.Aslında ondan hoşlananlar filan olurdu, fakat ben onun arkadaşlarından bir başkasının peşindeydim.Jess’i yıllar sonra tekrar gördüğümde ise bir kızın daha güzel olamayacağına kanaat getirdim.Jess benim sahip olamayacağım türden bir şeydi.Onla arkadaş olabileceğimden bile şüpheliydim.Herşeyiyle o kadar kusursuzdu ki…
Tabi bu kusursuzluk beni fena şekilde cezbetmişti.Ama güvensiz geçmişimden ötürü Jess’i aramaya cesaret edemiyordum.Bir hafta sonra telefonumda Jess’den bir çağrı görünce hakikaten deliye döndüm.Aramadan önce saatlerce telefonu açtığında nasıl konuşacağımı düşündüm.Resmen buna uzunca bir süre kafa yordum! Jessica ise beni sadece yakın bir arkadaşının doğumgününe çağırmak için aramıştı.Ben durumla ne alakam olduğunu düşünürken telefonda “Tabiki de gelirim.” dediğimi fark etmemişim.O gece ise mekanın güzelliğinden mi nedir, herkes inanılmaz bir moddaydı.Jess’le benim bir ilişkiye başlamam için özellikle burası seçilmişti sanki.Gece bittiğinde Jess’i evine bırakmaya karar verdim.Yolum neredeyse iki katına çıkacaktı, ama hakikaten umrumda değildi.Jess de benimle ilgileniyor gibiydi ve gecenin büyüsü bozulmadan halletmeliydim.Kendime hayret ettiğim bir özgüven ve cesaretle Jess’i hemen o hafta sonunda buluşmaya ikna ettim.Daha doğrusu teklif ettiğim ilk anda olur dedi.Tabi hala ilişkinin ismi yoktu.Bir şeyler olması gerekiyordu.
Buluşma günü gelip çattığında ise iki gündür konuşmamış olmamıza rağmen sanki her şeyi halletmişiz gibi bir çift olarak hareket ettik.Adlandıramadığım bu ilişki resmen Jess’le çıkmamızla sonuçlanmıştı.Hakikaten inanamıyordum.Birincisi Jess kadar kusursuz bir kızdan yana şanslı olmam düşündürücüydü.İkincisi ve daha önemlisi ise, Chitwood High’ı bir aseksüel gibi geçiren bendenizin bu denli hızlı bir başlangıç yapmış olmam beni şaşırtmaktan öte şok ediyordu! Jess’le çıktığımıza inanamasam da artık o benim kız arkadaşımdı.Adını konuşarak koyamadığımız hızlı ilişkimiz aniden başladı böylece.Aniden olmasına rağmen inanılmaz mutluydum ve 2008 yazının benim yazım olacağına inançlıydım.
***

Ethan (Chris Pine)
Bunu dinleyin: Justin Timberlake, Summer Love
Chitwood High bittikten sonra neredeyse 2 aylık süreç üniversite tercihleriyle geçmişti.Ethan, Michelle, Marla ve ben ise bu yorucu süreç içerisinde sürekli buluşuyorduk.Buluşmalarımız her seferinde daha güzel bir hal alıyordu.İyi anlaşıyorduk, çok gülüyorduk ve inanılmaz eğleniyorduk.
İlk buluşmamız temmuz ayı gibi olmuştu ve ben o hafta Jess’le yeni bir başlangıç yaptığımdan, kimseye bir şey dememiştim.Tabi okullar kapandığından beri Marla’yla sürekli telefonda sohbet ediyor oluşumuzdan, aniden “Ben biriyle çıkıyorum.” diyince Marla şoka uğradı.Bıraktım çıktığımı söylemeyi, böyle bir şeyin olabileceği ihtimalinden bile bahsetmemiştim.Tabi bu uzun süre sonraki ilk görüşmede güne damgasını vuran olay Jessica’yla benim ilişkim oldu.Marla günün büyük bir kısmını bu haberi onunla paylaşmadığım için bana trip atarak geçirdi.Esasen bunu söylememek için çaba sarf etmemiştim.Sadece kendimin bile inanmadığı bir şeyi telefonda aktarmak pek de kolay gözükmemişti.Ben de bir süre söylemeyip, görüştüğümüzde anlatma kararı aldım.
Anlattıklarıma kimse bir tepki vermedi o gün.Marla sadece söylemediğim için alınmıştı, o kadar.Onun dışında lisedeki Seth’i düşünüp de “Aman tanrım, cidden biriyle çıkıyorsun sen!” diyen olmamıştı.Anlaşılan bu duruma cidden şaşıran tek kişi bendim.Tabi yazın şehirde buluşmanın kötü getirileri de olmadı değil.Michelle’in babası sebebiyle iptal olan tatil planlarımız sürekli hatırlatılıyordu.Ethan hala beraber tatile gidebileceğimiz fikrindeydi.Marla, Michelle gelmeyince vazgeçtiğinden dolayı ben Ethan’la başbaşa bir tatil fikrine yanaşmadım tabi.Çünkü tatilin büyük bir kısmını onu toparlamakla geçirecektim ki böyle bir şeyi tercih etmezdim tabi.Günün bitişinde Ethan’la eve dönerken lise zamanlarında hoşlandığım bir kızı görmem manalı olsa da benim aklım Jessica’daydı.Ya da ben sadece aklımın onda olmasını istiyordum…
***

Henry (James Franco) ve Valerie (Jessica Biel)
Jessica’yla ikinci buluşmamızdan sonra, Jess beni yakın arkadaşlarıyla tanıştırma konusunda ısrarcı davrandı.Ben de “Acaba benim hakkımda ne düşünecekler?” sorusunu bir kenara atarak onlarla tanışmaya karar verdim.Jessica’nın en yakın iki arkadaşı Henry ve Valerie’ydi.Henry ve Jessica’nın ailesi birbirlerini daha çocukları doğmadan önce tanıdıkları için paylaştıkları şey oldukça fazlaydı.Birbirlerini oldukça iyi tanıyorlardı ve çok çok iyi anlaşıyorlardı.Valerie ise Henry’nin kız arkadaşıydı.Jessica, Valerie’yi ise 5-6 senedir tanıdıyordu.Bundan 2,5 sene evvel tesadüf eseri Valerie, Jessica’yla dışarıda yemek yerken Henry ile karşılaşmışlar.Valerie, Henry’ye pek pas vermemiş; ama Henry, Jessica’ya Valerie’yi ayarlaması için fazlasıyla ısrar etmiş.Bunun üzerine Jessica’da çocukluk arkadaşını kıramamış ve Henry’yle Valerie’nin çıkmasına yardımcı olmuş.
Jessica ile Henry ve Valerie’nin oturduğu restorana gittiğimizde açıkçası heyecandan ölmek üzereydim.Sürekli acaba anlaşabilecek miyiz diye kendi kendime soruyordum.Valerie’yi ilk gördüğümde ise hakikaten korkudan öldüm.Çünkü kesinlikle kök söktürecek gibiydi.İnanılmaz mesafeli davranıyor ve fazla içli dışlı olmamaya çalışıyordu.Henry ise Valerie’nin aksine oldukça sıcakkanlı davrandı.Hatta o günü sadece Henry ile konuşarak geçirdim desem yalan olmaz.
Yemek sırasında muhabbet iyice koyulaşınca Henry aklına bir fikir geldiğini söylerek, dördümüz beraber tatile gidelim dedi.Ben “Aman tanrım, bir kız arkadaşım var.” şokunu yeni atlatmış, üzerine “Aman tanrım, kız arkadaşımın en iyi arkadaşlarıyla tanışacağım.” psikolojisiyle boğuşmuşken şimdi “Aman tanrım, kız arkadaşımla tatile gideceğim.” sorunsalıyla debelenmeye başlamıştım.Bu fikir bana parlak gelmese de tatilde neler yapabileceğimiz düşündükçe yerimde duramadım.Sonunda daha yeni tanışmış olduğum Henry, mesafeli kız arkadaşı Valerie ve benim biricik Jessica’mla tatile gitmeye evet dedim.
***
Sonraki günler yine benim için yoğun geçti.Tatil işi için her türlü ayarlamayı yaptım.Jessica’nın ailesinden izin alma sorununu kolayca aştım(daha doğrusu aştık.).Kimselere ben Jess’le tatile gidiyorum demeden de yola çıktım.
Yolculuğun her dakikası bir anıya bedeldi doğrusu.Henry’nin bitmek bilmeyen uykuya dalışları, Jessica’nın her saat başı “Ne kadar kaldı?” soruları ve yolda daha iyi anlaşmaya başladığım Valerie’nin ipoduyla yaşadığı problemler.Ben kendi içimden “Ben kiminle nereye gidiyorum? Tanrım bu durumdaki ben olamam!” diye düşünürken yolculuk bitmişti ve kalacağımız yere ulaşmıştık.
Kalacağımız otel bile beni ürkütüyordu.Daha önceleri bana oldukça sevimli gelen bu yer şimdi gözümde bir aşk yuvası, balayı oteli gibi bir şeydi.Sanki tüm çiftler 3 aylık yaz tatilinin bu haftasında planlaşıp buraya gelmişti.Her odadan genç çiftler çıkıyordu.Oldukça rahatsız edici bir durum olsa da ayak uydurmakta da pek problem çekmedim.Bir haftadır tanıştığım yeni arkadaşım Henry ile ben bir odaya, kızlar ise başka bir odaya yerleşti.Şimdiden bu tatilin hayatımda önemli bir yere sahip olacağının farkındayım.
***

Jessica (Scarlett Johansson)
Bunu dinleyin: Lady Gaga, Paparazzi (Moto Blanco Remix)
İlk gece yol yorgunluğuyla otelden dışarı çıkmadık ve akşam yemeğini burada yeme kararı aldık.O kadar bitkindik ki erkenden odalarımıza çekildik.Ertesi gün ise sabahtan maraton başladı.Önce daha önceden planlanmış araba kiralama işi halledildi.Henry’nin babasının vasıtasıyla alınan kiralık arabanın şöförü olara daha yeni ehliyetli Henry’yi ilan ettik.Kiralanan arabayla beraber oteli sadece uyumak için kullanmaya başladık.Yemeklerimizi bir yerde yediğimiz gibi gözümüze çarpan ilk kulübe giriyor, sabaha kadar eğleniyorduk.
Tatilimizin 7 gecesinden birinde Henry, Valerie’yle kalmaya karar verince Jessica da benim yanıma gelmek zorunda kaldı.Gerçi bu durumdan pek şikayetçi değildi.Ben de bunu ipleyecek halde değildim.Halimden oldukça memnundum.Sonuçta Jess geceyi benimle odada geçirdi.Tabi ertesi gün Henry’nin manalı esprileriyle iğnelenmedik değil.Hatta Valerie’nin Jess’i bir kenara çekip konuştuğunu bile yakaladım.Ama ben bu konudaki soruları cevapsız bırakma konusunda ısrarcı davrandım.
Tatilin son gününe geldiğimizde ne Jess, ne ben, ne de Henry ile Valerie bitirmek istiyordu tatili.Delice eğlenmiş, çok şey paylaşmış ve inanılmaz gülmüştük.Valerie buzdan duvarını kırmıştı.Artık bana el şakası bile yapıyordu, ki bu Henry’nin söylediğine göre Valerie’de pek görülmeyen bir durumdu.Henry ile ise zaten tanıştığımızın 10. dakikasında kaynaşmıştık.Jessica ise hayatıma girdiği andan beri bana bir sürü ilk yaşatmıştı.Ve bu tatilde bana yaşattığı özel ilklerle dolup taşmıştı.”Her güzel şeyin bir sonu var.” derler ya, işte tam bunu kanıtlayacak şekilde o çok güzel tatil göz açıp kapayıncaya kadar bitti.
Tatilden sonra eve döndüğümde Jessica’nın ailesiyle olan tatilini bitirmesi için resmen gün saydım.Hakikaten onu özlüyordum ve uzak kaldığımız her gün sanki “biz” kavramını sona erdirecek gibi geliyordu.Tabi üniversite seçimlerinde Jessica’nin başka bir şehre gideceğini nereden bilebilirdim değil mi?
***
Geçen senenin sonunda girdiğimiz üniversite sınavlarının sonucu açıklandığında küçük çaplı bir şok anı yaşamış olsam da bu şoku kısa zamanda bir kenara atarak tercih konusunda dikkatli davranmaya çalıştım.Bu tercih döneminde Marla, Michelle ve Ethan’la çok görüşememiştik.Onları en son tatilden önce görmüştüm.Tercihlerin açıklanmasından sonra kesinlikle görüşmeliydik!
Tercih sonuçlarının gelmesi ise uzun sürmedi.Bu tercih mevzusu da beni şoka uğratmıştı.Sanıyorum tercihlerimden birine kendimi kesin olarak yerleştirdiğimden dolayı şaşırmıştım.Yoksa bölümümle alakalı rahatsız olduğum bir durum yoktu.Sonuç olarak Michelle’le aynı okula girdik.O bilgisiyar mühendisliği okuyacaktı, ben ise inşaat mühendisliği.Ethan ise şehrin diğer ucundaki bir okulu kazanmıştı.O da halinden epey memnundu.Makine mühendisliği okuyacaktı, tam da istediği gibi.Marla da aynı şekilde sonuçtan memnundu.Hukuk’u kazanmıştı ve keyfine de diyecek yoktu.
Asıl şok edici haber ise, Jessica’dan geldi.O zamana kadar başka bir şehre taşınacak olma mevzusunu pek kurcalamayan ben Jess’in başka bir şehirde üniversiteye gideceğini öğrenince fena şekilde bozuldum.Nedense kendimi ihanete uğramış gibi hissediyordum.Henüz 1 aydır beraberdik ama ben fazlasıyla ona bağlanmıştım.Şimdi gidecek olması, beni bırakacak olması hoşuma gitmiyordu.Uzak mesafeli ilişkilerin bilinen kaderini de düşününce sinirlerim iyice bozuldu tabi.Her şey mükemmel bir şekilde ilerlerken bir anda bu mevzu bütün büyüyü bozdu.
***

Seth (Jake Gyllenhaal)
Bunu dinleyin: The Verve, Love Is Noise
Jessica’yı birinci ayımızı kutlamak için yemeğe götürdüğümüzde ise ilk patlama gerçekleşti.Jess tipik bir kız alınganlığı göstererek bu okul mevzusu kesinleştiğinden beri bana daha soğuk davrandığımı söyledi.”Umuyorum ben gidiyorum diye kendine zemin hazırlamıyorsundur.” deyince Jess’in kafasının üstünde hayal ettiğim çember şeklindeki melek zımbırtısı yok oldu!
Bu lafı ettikten sonra benim susmam gerekirdi tabi, ama kendimi tutamadım ve ona “saçmaladığını” söyledim.Hayatımın hatasını yaptığımı ise bu kelimeyi kullandığım anda anladım.Jessica o geceyi sabit bir şekilde hiç susmadan konuşarak kapatma kararı aldı.Sürekli bu başka şehirdeki başka okul mevzusundan bahsediyordu.Her cümlesinin sonuna “Ama sen beni boşver, nasıl olsa saçmalıyorum.” cümlesini eklemeyi asla unutmuyordu.Bana hayatımın yazını yaşatan Jessica’yı evine bırakırken tek arzum eve gidip ağrı kesici almak ve Jess’in bitmeyen çemkirmelerinin oluşturduğu baş ağrısını gidermekti.”Ne de olsa o da bir kız.” demekten kendimi alamadım.
***
Bunu dinleyin: Bloc Party, Biko
Ağustos ayının sonuna yaklaşırken yeni okulumun ve bu yeni arkadaş grubumunun başıma ne maceralar getireceğinden habersizdim.Jessica’yla olan ilişkimizin devamını düşünüyor ve kötü şeyleri aklımdan atmaya çalışıyordum.2008 yazı hayatımı değiştirmişti, artık kesinlikle o “Seth” değildim!
***
Konuk Oyuncular: Scarlett Johansson (Jessica)